Arama :

Psikolojik yönden bebeğe hazırlık ve bağlanma süreci

Bebeğe hazırlık kimi zaman keyifli, heyecanlı, mutluluk dolu bir bekleyiş, kimi zaman karmakarışık duyguların, hatta isteksizliklerin, duygusal çalkantıların, olduğu bir dönemdir. Bu hazırlık aşaması her iki durumda da endişe ile birlikte yaşanmaktadır. Endişe, belki biraz korku ve bilinmezlik, duygusal baskı (stres) çoğunlukla bu döneme eşlik eder. Beklenen ilk bebek ise, duygular biraz daha yoğun, bebek ile ilgili hayaller, istekler, anne ve baba’nın kendi bebeklik ve çocukluk dönemleriyle ilgili yoğun duyguları da beraberinde getirecektir. Tüm bunlar tabii ki bilinçli bir hesaplama ve düşünme sonucu değil, kendiliğinden, doğallıkla bebeğin beklendiği psikolojik ortama akacaktır. Bilinmeyeni beklemek, kolay bir şey değildir, anne-baba kendi içsel dünyalarından bu bilinmeyen bebeği hayal etmeye, nasıl birisi veya birileri (ikiz,üçüz bebekler) olabileceğini çoğu zaman farkında olmadan kurmaya başlarlar.

Bağlanma, bebek hayali, isteği ve anne-babanın kendi geçmişlerine dair duyguları ve isteklerinin işin içerisinde olmasıyla başlar. Bebek önce anne ve babasının hayalinde (psikolojik dünyalarının içinde) var olur. Anne ve babanın bebeğe duygusal olarak bağlanması, bebek dünyaya gelmeden çok önce başlayan bir süreçtir. Bağlanma, tüm canlıların yaşamlarını kurmaları ve devam ettirmeleri için gerekli doğal bir süreçtir. Doğa içerisinde yaşam mücadelesi veren pek çok canlı gibi biz de var olmak, yaşamımızı devam ettirmek için bağlanırız. İnsan olmak ise, doğada var olma mücadelesinin üzerine daha farklı süreçlerin, rol oynadığı bir durumdur. Bebek daha doğmadan, anne ve babasının iç dünyasında yer almaya, ete kemiğe bürünmeye başlamış, insan olması, kişiliğini oluşturması için gerekli olacak psikolojik ortam, onun için hazır edilmeye başlanmıştır.

Hamilelik döneminde, annenin kendi bebekliğinde yaşadıkları, kendisinin annesi ile olan duygusal bağlanma sürecinin özellikleri, canlanmaya başlar; annenin öznel(sübjektif) dünyası, doğacak bebeği ile kuracağı bağlanma ortamına doğallıkla yansıyacaktır. Bebek, öncelikle annesinin iç (psikolojik) dünyasında var olacak, ardından doğumdan sonra, ortak bir iç(pskolojik) dünya oluşacaktır.Bu ortak dünya, bebeğin kendi psikolojik dünyasını kurması, bireyselliğini kazanması için gerekli olan bir ön hazırlıktır.  Bu bakımdan baktığımızda, anne önce bebeği kendi iç dünyasında doğurur.Yani bebeğin benliğinin oluşumu ilk başta annesinin o bebeği tanıma,anlama isteği ile kurduğu hayaller ve kurgularla başlar. Bebek, annesi olmadan bir varlık gösteremez. Paylaşılan fiziksel ve psikolojik ortam, anne ve bebeğin bağlanmasına, yarayan bir ortamdır. Bağlanmanın şekli,rengi ve hızı hem anneden hem bebekten kaynaklanan pek çok sebebe bağlı olarak belirlenir.

Anneliğin, psikolojik açıdan üç temel süreci şunlardır; zihinde, iç dünyada canlandırmak (mentalizasyon), ikincisi, annenin kendi ham duygu ve hislerinin, kendi bilinci ile oluşturduğu öznel yönleri, üçüncüsü bağlanmadaki sürekliliğin gecikmesi, durması, sonrasında bu durumun onarılarak tamir edilmesi. Anneden kaynaklanan meselelerde, annenin bu bahsedilen alanlardaki özellikleri etkili olur. Mesela, annenin yapısı kendi bebeklik yaşantılarının da katkısı ile, aşırı kırılgan veya hüzünlü bir durumdaysa, bebeğiyle kurduğu duygusal süreklilikte epeyce durma ve gecikmeleri olabilir. Diyelim bebeğin, annesinin sütüne önemli derecede alerjisi vardır, anne bunu bilememektedir ve kendini bebeği tarafından reddedilmiş hissetmektedir. Bu annenin bebeği ile olan bağında, annenin kızgınlığı üzüntüsü ile ortaya çıkabilecek, durmalar oluşur. Bebek bu durma anlarını annenin yokluğu olarak algılayacak ve kaygıya kapılacaktır. Erken bebeklik döneminde annenin ve bebeğin gerek fizyolojik gerekse psikolojik sağlığı ile ilgili bilgi edinmek bu süreçlerin farkında olmak ve mümkünse en erken dönemde çözümlemek, herkesin mutluluğu için faydalı olacaktır.

Bebeğin fiziksel, bedensel olarak nasıl bir bebek olduğu, bu bağlanmanın, rengini, ritmini, hızını kuşkusuz belirler. Örneğin, bebek aşırı gazlı, zor yatıştırılabilen, beş duyusu ile ilgili sıkıntıları olan (görme, işitme, dokunma, tat alma, koku alma), vücut hareketleri aşırı hızlı veya yavaş bir bebek ise, anne öncelikle bu bebeği tanıyana kadar onunla, duygusal anlamda uyumlu bir ilişki kurana kadar sıkıntılar yaşayacaktır. Başka bir örnek; kimi durumlarda erken doğan, bunu üzerine bazı fiziksel problemleri de olan bebek ile anne uyumlu bir bağlanmayı sağlayana kadar zorlanabilirler. Ama muhakkak bir şekilde, zorlu da olsa bağlanırlar. Her halükarda, bağlanan anne ve bebek, ilk aylarda ayrılmaz bir bütün gibidir. Bebek kendisini ayrı gayrı hissetmez. Aslında anne de çoğunlukla böyle hisseder. Baba, yerinin nerede olduğunu ilk aylarda anlamakta sıkıntı çekse de, çok geçmeden bu ikilinin arasına dahil olacaktır. Olması, hem bebek hem anne’nin sağlığı açısından önemlidir.

            Anne ve bebeği ilk aylarda birbirlerinden bağımsız algılamak pek mümkün değildir. Onlar, arzu edilen,uygun şartlar mevcut ise, ‘bulutların üzerinde’, ancak yaşanarak hissedilebilecek, sanki, tamamlanmış, daha başka hiçbir şeye ihtiyacı kalmamış, huzurlu mutlu, sevgi dolu bir birliktelik içinde kendilerinden geçmiş durumdadırlar. Bazen annelerin, (belki) sezaryen ameliyatlı, ‘kilolu’,uykusuz, çiş,kaka,süt,kusmuk kokulu, ama mutlu mu mutlu gülümsediğini, hep ama hep bebeğinden bahsetmek istediğini görürüz. Bu durum,aynı zamanda karşılıklı hayranlık, ‘mükemmel’ bir uyum, sevgi ve tamamlanma yaşantısıdır. Bu esriklik (kendinden geçme) ile dans eden anne-bebeği seyretmek çok keyiflidir. Birbirlerini hiç konuşmadan anlayan, aralarında özel bir dile sahip, iç dünyaları ortak ikili dünyaya meydan okuyabilir, onlar çok güçlü ve kuvvetlidirler, dünya güvenli bir yerdir ve kimse onlara bir şey yapamaz.

            Bağlanmanın çeşitlerine bakacak olursak, dört çeşit bağlanmadan bahsedebiliriz:
                a)güvenli (secure) 

                     b) kaçınarak/ uzaktan (avoidant)
                    c) belirsiz (hangi yönde olacağı kestirilemeyen) (ambivalent)
                     d) düzensiz,dağınık (disorganised)

            Güvenli bağlanma, anne ve bebek tarafından ortak olarak, uyumla oluşturulan, başlangıçta bileşik, bir zihinsel,öznel süreçtir.  Bağlanma çeşitleri ile ilgili bilgiler daha kapsamlı başka bir yazının konusu olacaktır.

Adres : Cemil Topuzlu Caddesi, Tavukçuoğlu Apt. No: 33/3, Çiftehavuzlar - Kadiköy/İstanbul - Tel: 0216 302 69 54